“ Dünya Miras Kenti Safranbolu’da  küçük bir Müze Otel”

   Merhaba,  Unesco Dünya Miras Kenti Safranbolu’da, Anadolu sivil mimarisinin  karakteristik  özelliklerini bünyesinde barındıran Değirmenci  Konağın Restorasyonunu   bitirerek   ” Küçük Bir Müze Otel ”  konseptinde  dünyaya kazandırdık.

   Safranbolu; Binlerce yıllık gizemli  kültürü,   antik yerleşim alanları ve kent ölçeğinde tarihi dokusu bozulmadan  korunmuş tabiat ve kültür mirasıyla   bir  masal şehri!  Annelerimizin bizi uyutmak için anlattığı, masallardaki duvarları çörekten, pencereleri çikolatadan, damları şekerden evlerden birisi olan Değirmenci Konak özenle restore edilen bir kültür mirası!.

   Unesco’dan 1994 yılında World Heritage City unvanını alan  Safranbolu’nun tam merkezinde bilinçli bir tercihle şehrimizi ortadan ikiye bölen    Gümüş (tokatlı)  Kanyonunu ve Kaleyi     gören bir sit alanının  içinde yer alıyoruz.  İbni Batutanın Seyehatnamesinde şehre girerken  betimlediği Göztepe Tümülüsüne yakın Cambaz yokuşunda konumlanan Değirmenci  gizemli dünyaları keşfetmek için bakan  gezginlerini bekliyor!

   Şehrin tam ortasında olmakla birlikte trafik keşmekeşi olmayan sakin ve huzurlu bir köşede kültürel miraslarımızı gün ışığına çıkarmak ve onları tüm dünyayla paylaşmak için buradayız. Daha önce hiç karşılaşmadığınız kadar gizemli, geçmişte farklı kültürden ve inançtan insanların iç içe - dostlukla yaşadığı Safranbolu’da, bunun yine sevgi, saygı  ve güven temelinde  yeniden yaşanabileceğini gösteren, tamamen nevi şahsına münhasır, sizi yalnızca  sevgi ile dostluğun sarmalayacağı , herkesin kendi geçmişinden öyküler bulacağı bir  atmosfer yaratmaya çalıştık! Safranbolu’dan dünyanın dört bir yanına sevgi köprüsü oluşturmaya devam ediyoruz.!

  Tarih ve kültürün doğa ile buluştuğu yerde 165 yaşında çok özel bir konak!

    Zengin fotoğraf makinesi koleksiyonu, arşivi, sergileri, benzersiz tonozlu  taş odası,  fotoğraf ve kültür gezileriyle bilindik pansiyon yada otel kalıplarının dışına çıkarak   kültürümüze  farklı bir soluk getirme çabasındayız!  Çok az  sayıda konuğun   kendini özel hissetmesini sağlayacak, her biri ayrı birer yaşam alanı olarak düzenlenmiş  7 odası, sofaları, dinlence mekanları, hayatı,  otantik  ve şirin bahçesiyle , yüzyılların güngörmüşlüğü  ve feraseti ile  yaşama farklı açılardan bakmasını bilen  konukları bekliyor.  Konak derken; konuklarımızın  oryantalist bakış açısı ile gösteriş beklentisi içinda olmamaları yararlı olacaktır. Osmanlı ve Rum evleri yalınlık, tevazu ve komşuya saygının ifadesi olarak herbiri diğerinden farklı mimari karakteristikler içermekte, herbiri doğal olarak şimdiki sahiplerinin dünyaya bakışlarını yansıtmaktadırlar. Bu bağlamda  müze otel konseptindeki konağın   ahşap olan yaşam alanlarına ayakkabı ile girilemediği gibi , odalarda  minibar, asansör yada klima gibi ekipmanların olmadığını ifade etmek isteriz.

    Deymenci,  çok yıldızlı kent yada kitle turizmi yapılan otellerden- farklı olarak  taş duvar ve tonozlarında  minerallerin ışıltısını, ahşaplarında sarıçamın kokusunu, günçardağından ve pencerelerinden güneşin doğuşunu, içindeki sarnıçlı, havuzlu..... benzersiz  konaklarıyla, lonca tipi çarşıları, arnavut kaldırımlı sokaklarıyla Safranbolu’nun binlerce yılda oluşmuş gizemli kültürünü, mevsimine göre doğal reçel, marmelatlar ve ev yapımı ürünlerden  oluşan içine sevgimizi kattığımız, Değirmenci Konağa özgü  kahvaltısını, Osmanlı ve Türk geleneğini  sunuyor!   Salt geçmişe, dinginliğe & kendi içsel yolculuğunuza çıkmak  bile Değirmenci Konak ailesine konuk olmanız için yeterli  bir neden! Değirmenci Konak şiddetin yerine  hoşgörünün egemen olduğu, açgözlülük ve tüketim kültürü yerine tavazunun ve ferasetin önemsendiği daha huzurlu ve yarınlara umutla bakılan  bir dünya diliyor.

    Orijinal dokusuna sadık kalınmaya çalışılarak restore edildiği,   sofalarına oda ilave edilmediği  ve           Unesco Dünya mirasını oluşturan  tescilli kültür varlıklarından küçük bir hotel   olduğu için   klasik manada resepsiyonu  bile yok ! Haa unutmadan, sadece tüketmek için seyahat eden, 24 saat oda servisi isteyen ve paranın her şeyi satın alabileceğini düşünen  lüks  ve tüketim düşkünlerine  hitap etmediğini   baştan söylemeliyiz! Kendi ölçeğimizde kültür turizmi yapmaya çalışıyoruz ,

    En iyi restore edilen ev yarışması kapsamında ”  DEĞİRMENCİ KONAK” restorasyonuyla    2007 Koruma Onur Ödülünü almamız öte yandan tüm dünyadan gelen konukların değerlendirmeleriyle Tripadvisor üzerinden konuklarımızıca kendi dalında 2011 ve 2012 yılında Türkiye'deki en iyi 25 küçük  otelden biri seçilmemiz.... sevindirici olmakla birlikte bizim için önemli olan bunu sizlerin görmeniz ve geldiğinizde buradan dinlenmiş, iç huzuruyla, tevazuyla, kardeşlik ve sevgi dolu olarak ayrılmanız!

    Büyük kentlerde bir hız topu halinde koşuştururken ;    içinizdeki çocuğun sesini dinlemeniz, -kısa bir süreliğine de olsa- soluklanma ve dinlenme molası vermeniz için artık bir vahanız var.  İnsan doğasına aykırı, betonlaştırılan mega kentlerin gürültüsünden, debdebesinden, samimiyetsizliğinden, tüketim çılgınlığından      bunaldığınızda sığınacak  güvenli bir liman aradığınızda nerede olduğumuzu biliyorsunuz! Değerlerinizin farkına varmak ve onları koruyarak yaşatmak istiyorsanız  Değirmenci Konak ailesi sizleri bekliyor. 

               Eyiliğinen…. Kalın sağlıcakla…..